Disosiyatif Bozukluk

Buradaki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuza başvurunuz.

Bu gruptaki hastalıkların psikopatolojisindeki temel düzenek disosiyasyondur. Disosiyasyon bilinç, kimlik, bellek, algı veya çevre ile ilgili duyumlar gibi normalde bir bütün oluşturan işlevlerin bütünlüğünün bozulması ve davranışların bireyin normal davranış biçiminden ayrılarak bağımsız olarak tek başına işlev görmesidir.

Disosiyasyon aynı anda bir savunma düzeneğidir. Patolojik olmayan biçimleri yemek yaparken televizyon izlemeyi, müzik dinlerken araba kullanabilmeyi olanaklı kılar.

Patolojik disosiyasyon sıklıkla travma sonrası gelişir. Son zamanlarda yaşanan olaylar kişinin bilinç alanından çıkar. Bu olayların özel koşullarda yeniden bilinçli hale getirilmesi olasıdır. Anksiyeteyi azaltıcı bir işlevi vardır. Disosiyasyonun ağır psikolojik travmalara karşı yanıt olarak ortaya çıkması onun önemli bir niteliğidir. Bireysel nedenler de işe karışmaktadır. Çocukluk döneminde kötü davranılma öyküsü ve travmalar ile disosiyatif belirtiler arasında belirgin bir ilişki bulunmaktadır. Olgularda bellek, kimlik, bilinç, çevrenin algılanması ve kendilik algısında değişik düzeylerde değişmeler olur. Fiziksel ve cinsel kötü davranılma ne kadar erkense ve ne kadar sıksa disosiyatif belirti düzeyi de o kadar artmaktadır. Ek olarak çocukluk döneminde bu olgular daha fazla duygusal sorun gösterirler. Olguların önemli bir bölümünde bu olaylara karşı kısmi veya tam bir amnezi de bulunmaktadır. Son yıllarda bu tür çocukluk anılarının gerçek olmayabileceği, bireysel algılama ve değerlendirmelerle de ilgili olabileceği düşünülmektedir. Bu anımsamalarda terapistin yönlendirici rolü olabileceği düşünülmektedir. Gerçekte telkin, ısrar, ipucu verme gibi davranışlar ayrıntılarla ilgili distorsiyona neden olabilmektedir. Hiç yaşanmamış olaylar anı biçimine dönüşebilmektedir. Erişkinlerde de ağır travmalar disosiyatif belirtilere neden olmaktadır. Disosiyatif bozukluk olgularında sık olarak somatizasyon bozukluğu da izlenmektedir. Histrionik, şizoid, benmerkezci veya pasif özellikler gösterir. Disosiyatif belirtileri bir süreklilik oluşturur. Bir uçta gündüz düşleri, diğer yanda disosiyatif kimlik bozukluğu gibi ağır tablolar bulunur.

Travma sırasında algısal süreçler, bilişsel işlevler, duygulanım ve bu işlevler arasındaki ilişkiler açısından ani bir yüklenme olur. Organizma zihinsel, psikolojik ve fizyolojik süreçleri travmanın ani etkilerinden korunmak için yeniden organize etmek durumunda kalır. Bu işlevler sırasında depersonalizasyon ve derealizasyon gibi farklı disosiyatif belirtiler ortaya çıkar. Bunlar başa çıkma, üstesinden gelme amacına yönelik olmakla birlikte uzama ve şiddetinde artma olması durumunda farklı disosiyatif bozukluklar ortaya çıkar.