Obsesif Kompulsif Bozukluk

Buradaki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için doktorunuza başvurunuz.

Obsesyon ve kompulsiyonlar psikiyatrik literatürde ilk kez Esquirol tarafından tanımlanmıştır (1838). 19. yy. sonuna kadar bu belirtiler depresyon belirtisi olarak kabul edilmiştir. Klasik klinik tablo Freud tarafından tanımlanmış ve 1917 yılında yayınlanmıştır.

Obsesyonlar istemli bir çaba ile bilincimizden uzaklaştıramadığımız düşüncelerdir. Kompulsiyonlar ise istemli bir çaba ile durduramadığımız eylemlerdir. Obsesif kompulsif bozukluk ise obsesyon ve kompulsiyonların temel belirti olduğu bir anksiyete bozukluğudur.

Obsesyon ve kompulsiyonlar günlük hayatta sık olarak izlenir. Evden çıkarken kapıyı sık sık kontrol ederiz. Yatarken gazı, elektrikli aletleri, fişi, prizi kontrol ederiz. Bankadan para alırken veya para yatırırken birkaç kez sayarız. Gerçekte bu olaylar düşünce ve eylemlerimiz arasında geri bildirim işlevi gören obsesyonel nitelikteki davranışlardır. Ancak tanı koyabilmek için bu tür belirtilerin insan ilişkilerini bozacak ve üretkenliği azaltacak kadar ağır olması gereklidir. Anksiyetenin bu hastalıkta önemli bir yer tutmakla birlikte seyir, nedenleri, nöroanatomisi ve tedavisinin diğer anksiyete bozukluklarından önemli ölçüde ayrılması nedeni ile benzer nitelikli bazı hastalıklar da buraya alınarak DSM 5’te ayrı bir kategori olarak tanımlanmıştır. Gerçekte temizlik, düzenlilik, dakiklik, çalışkanlık işlevselliği arttıran özelliklerdir. Ancak bu işlerde saatler harcamak olasıdır. Bu özelliği ile patolojik olmaktadır.